21 Şubat 2016 Pazar

ses 1 2

Kafamı en çok kurcalayan meselelerden birisi düşünce/inanç özgürlüğü meselesi olmuştur her zaman. Çünkü çevremde gördüğüm insan tutumları beni aşırı rahatsız ediyor. Özellikle en fanatik şekilde özgürlükleri savunanların ikiyüzlü tavırlarını anlamlandıramıyorum. Görünüşe bakılırsa oldukça özgürlükçü olan bu insanlar, her türlü ayrımcılığa, her türlü yasağa karşıdırlar. Tamam, bu güzel. Ama karşılarına herhangi bir konuda onların hayat görüşlerine uymayan, farklı herhangi bir düşünce çıktığında kocaman bir ironi çukuruna düştüklerini görüyorum.

Mesela geçen günlerde Müslüman olan bir arkadaşım, bir başka arkadaşıma diniyle ilgili bir şeylerden bahsettiğinde o kişi arkadaşıma "senin saçma inancına saygı göstermek zorunda değilim" diye bir cümle kurdu. Ve bu kişi özellikle ayrımcılıklara karşı çıkan, özgürlükleri savunan ve gerçekten de bu konulardaki fanatik üslubuyla tanıdığımız birisiydi. Bir keresinde de Hristiyanlıkla ilgili olumsuzluk içeren -hakaret değil- bir konuda, bu arkadaşımız diğer konuda unuttuğu özgürlükçü kimliğine bürünmekte hiç geç kalmamıştı. İnanç özgürlüğünden, düşünce özgürlüğünden, saygıdan bahsedip durmuştu. Bir insan kendi inancı olan Hristiyanlıkla bağlantılı olarak, her gün boynunda haçlarla, elinde İncil'le dolaşsa, kiliseye gitse "inancına nasıl da sahip çıkıyor, vay be" gibi bir yorumda bulunulurken; bir başka insan kendi inancı olan İslamiyetle ilgili bir eylemde bulunduğunda saçma inançlı, geri kafalı vb. yakıştırmalarda bulunuluyor. Bunu da görüyorum. Konumuz sadece dini inançlar/düşünceler değil, bu çok yakın zamanda gördüğüm büyük bir örnekti yalnızca. Ben bu ikiyüzlü tutuma neredeyse her şeyde rastlıyorum, konumuz bu.

Böylelerinin yanlarında aykırı şeyler söylemeye de çekiniyor insanlar. Çünkü anında "demek sen bizden değilsin, öyleyse sen şundansın!" diye dışlanacaklar, bir suç işlemişler gibi "etiketlenecekler (buna da karşıdırlar sözde)", bir türlü sonu gelmeyen çıkmaz tartışmalara girişilecek, konu saptırılacak vesaire...  Kendi fikirlerini açıklarlarken düşünce özgürlüğü var, kendi fikirlerine herhangi bir olumsuz eleştiri geldiği zaman kendilerine düşünce özgürlüğü yine var, onlara aykırı fikirlerini açıklayan birine sıra gelince bu özgürlük nereye kayboluyor?

Mesela bu konu kapsamında yine çok basit ve belki saçma bir başka örnek de blogger/vlogger kişilere olumsuz herhangi bir yorum yapıldığı zaman "beğenmiyorsan bakma" tarzı tepkiler. Bunu günlük hayattaki başka olaylara da uyarlayabiliriz. Hakaret içermediği sürece olumsuz eleştiri de fikir özgürlüğüne dahildir. Tabii bir şeyi gerçekten anlamaya çalışarak dinleyip, yorumladıktan sonra eleştiri yapmak da önemlidir.

Yani sonuç olarak söylemek istediğim şu, yalnızca kendi düşüncelerine özgürlük tanımak, savunduğunuzu zannettiğiniz özgürlükten sayılmıyor. Asıl dikta budur. Asıl insanları robotlaştırma, tek tip haline dönüştürme eyilimi budur. Asıl dar görüşlülük budur. Ve bana göre ikiyüzlülük. Sadece bir cümle içinde "özgürlük, fikir özgürlüğü, ayrımcılığa karşıyız" kalıplarını kullanmakla olmuyor. Oluyorsa bunu ben de yapabilirim. İşte: "Ayrımcılığa karşıyız; özgürlük, fikir özgürlüğü." Şimdi benden açık fikirlisi kalmadı. Yaşasın!
Keşke herkesin insan gibi konuşup tartışabildiği, kendini anlatmanın ve birilerini anlamanın bu kadar zor olmadığı bir yerlere ışınlanabilsem.






10 yorum:

drifter dedi ki...

valla Juliet'cim, teleport icat olunmuş olsaydı dahi; değil bizim memlekette, dünyada öyle bir yer kalmadı insanların tartışarak anlaşabildiği.
"fikir özgürlüğü, demokrasi" filan gibi kavramlar politik amaçlar için uydurulmuş kavramlar hep. halkları uyutmak ve kendi işlerini yürütmek için üretilmiş demagoji malzemeleri.
inanç özgürlüğü, demokrasi diye diye yırtınıp, iktidara gelince; işi fikrini söylemek olan insanları gazetecileri hapse atanları iktidarda tutan bir ülkede fikir özgürlüğü, inanç özgürlüğü filan gibi şeylere kafa yormak biraz fazla romantik geldi bana.
bizim fikrimizin özgür olmasını bırak bir fikrimizin olması için daha kırk fırın ekmek yememiz lazım.

StummScream dedi ki...

Özgürlüğün sınırı başka insanların özgürlükleridir. Klişesini yapar ve giderim.

Berkay Abalı dedi ki...

Özgürlük insanların hoşuna gitmediği yere kadar, haliyle özgürlüğe de ufacık yer kalıyor.

''Beğenmezsen okuma'' cevabına dair yazdığın yerlere katılmıyorum ancak. Mesela bana da küfürlü yazıyorsun vs. gibi bir eleştiri geldiğinde ''Okuma'' diyorum zira kimseye küfürsüz yazacağım diye bir taahhütüm olmadı.

juliet dedi ki...

drifter;söylediklerinin hepsine katılıyorum. ayrıca romantik mi bilmiyorum, genel anlamda "yararsız" veya "etkisiz" denebilir belki. ama en azından kendi adıma doğru olduğunu savunduğum bu düşünce biçimiyle hareket edecek ve çevremdekilere de o şekilde muamele edeceğim. en azından buna çalışıyorum.

StummScream; hahaha bu klişe için teşekkür ediyor, yine bekliyoruz.

Berkay Abalı; Ya o şöyle bir şey, başka bir şeylerini beğeniyorlardır belki, belki küfürlü olarak da olsa asıl anlattığın şeyi seviyorlardır. Belki de tümden sevmiyorlardır, bu da mümkün. Demek istediğim, hakaret içermediği sürece kötü eleştiri de yapılabilir yani, bunda bir sorun yoktur. Yapılan eleştiriye göre değişse de, illa bakma etme demeye gerek olmadığına inanıyorum. Bunu zaten anlıyorlardır herhalde.

1 Delinin günlükleri dedi ki...

Güzel bir konuya değinmişsin. İnanç ne kadar saygı görüyorsa inançsızlık da görmeli.
Ben kendi içimde yolumu bulana kadar çok çetin savaşlar verdim. Uzun uzun derin düşüncelere daldım. En sonunda deist olmayı seçtim.

Bunu elbette yakınlarımdan gizlemedim. Çünkü bu kararı vermeden önce alacağım tepkilerin hepsini düşünmüştüm.
Ateist satanist dinsiz imansız kafir diyenler çok oldu. Halbuki istediğim birazcık saygıydı.
Tıpkı benim onların inançlarına göstermiş olduğum saygı gibi.

Vel hasıl kelam kabuğumdan iyice çıktım. İçimde barındırdığım iyilikleri ve kötülükleri bir bir kustum etrafıma.

juliet dedi ki...

Daha inanç da saygı görmüyor maalesef. Ben kendi adıma en azından daha saygılı yaklaşmaya çalışıyorum. İnançsızlık da bir tür inanç bana göre, yani o inanca da saygı duyarım, duyuyorum. Ama mesela Bu demek değil ki her şeyi, her düşünceyi kabul etmek zorundayım. Eleştirebilirim, sorgulayabilirim. Ama olması gerektiği şekilde..

1 Delinin günlükleri dedi ki...

Sen hep yaz ya juliet gün oluyor yeni bir şey var mı diye girip çıkıyorum bloguna. Yeni bir kaç satır göremeyince de üzülüyorum. Ben çok seviyorum senin yazılarını okumayı.

juliet dedi ki...

Sen de hep yaz. Çok teşekkür ederim ya mutlu oldum böyle düşünmene, gerçekten.

Turgay Aksoy dedi ki...

O kadar doğru ve yaygın bir konu ki. Etrafımız bu tür iki yüzlü insanlarla dolu. Kimsenin eleştiriye tahammülü yok. Herkes onaylanmak istiyor. Tabi ki eleştiriler de karşı tarafı incitmeden yapılmalı ama iki yüzlü insanları hayatımızın her alanında görüyoruz. Bu arada blogunuz farklı ve güzel takibe alıyorum. Ben de beklerim. http://turgayaksoy.blogspot.com.tr/

juliet dedi ki...

İkiyüzlü doğru kelime. Katılıyorum tamamen.
Teşekkür ederim ben de geliyorum