17 Temmuz 2012 Salı

noktavirgülsoruişareti

Olur da bir gün birileri üzerimde psikolojik deney falan yapmaya kalkarsa, çalışmalarını kolaylaştırmak için onlara verebileceğim ilk şey, küçükken yazıp da geleceğe bıraktığım defter olurdu. Yazdığım bütün öykülerin, şiirlerin çıkış noktası umut. Kendimce bütün insanlığa verdiğim öğütlerin temelinde de hiçbir şey imkansız değildir sözü yatıyor. Hayattan bıkmış yaşlı bir adamın öyküsünü yazıyorum yıllar önce. O öyküde ben ufak bir kızım. Yaşımın küçüklüğüne aldırmadan o adamın yanına gidiyorum, ona öyle şeyler söylüyorum ki karşısında tecrübesiz bir çocuktan daha fazlasının olduğuna onu inandırıyorum. Hayatın anlamını kavratıyorum. Gibi. Bütün insanlığa sesleniyorum mesela. Gibi. "Günler yuvarlandı, saatlere doldu." 
Defterin her bir yaprağında kahkahalara boğuluyorum. "Nasıl bir manyakmışım ben, anne? Birisi bu soruya bi cevap vermeli!" Ne bileyim, düşününce diyorum ki ben zaten hala böyleyim. Ya bütün bunlar her çocuğun sahip olduğu şeyler ve ben hala çocuğum ya da bu işte başka bir şey var. Gibi. 

2 yorum:

kedicik dedi ki...

Ben de çocukken yazdığım hikayelere bakıp gülümsüyorum, yarım kalmalarına üzülüyorum, çocukluğumdan böyle hayaller taşmasına seviniyorum, sonra hala böyle olduğunu farkedip şaşırıyorum, bazılarının sadece hayalde kalmasına üzülüyorum, gerçekleşmese de onlara sahip olduğuma seviniyorum.

Bir de bir çocuk gazetesi hazırlamıştım. Son sayfasına yazmayı planladığım kitapların tanıtımını yapmıştım. Hala durur o dergimsi gazete. Hatta blogda paylaşmayı düşünüyordum, hatırlatmış oldun. =)

Hala çocuğuz ;)

juliet dedi ki...

bir de son sayfasına "ilerde bu defteri açıp içindeki 'eserlerime' bakacağım." yazmışım
:)