27 Mayıs 2015 Çarşamba

inspector gadget

Geçen Galata'da oturuyordum. İki akşam peş peşe gittim aynı yere. Karşı masada bir adam vardı, saçları uzun ve beyaz. Gözlüklü bir adam. Omuzlarına attığı trençkotu bana Inspector Gadget'ı hatırlattı. Sanki önceki akşam da aynı yerde oturuyordu diye düşündüm ve adamın yazar olduğuna karar verdim. Kesinlikle o bir yazardı. Bakınca anlıyordu insan. Bir daha gittiğimde umarım onu orada görürüm, bu sefer yanına gidip "pardon, acaba siz yazar mısınız?" diyeceğim. Çünkü o akşam diyememiştim. 

Hayalimde hep böyle bir şey var. Bir yazarla tanışmak, gerçek bir yazarla. Onunla oturup onun ilginç anılarını, öykülerini nasıl yazdığını dinlemek, ondan birçok şey öğrenmek. Onu soru yağmuruna tutmak ve beni anladığını bilmek. Hatta çıkarıp kendi yazdığım bölük pörçük şeyleri göstermek. Cümlelerimin onun karşısında asla ziyan olmayacağından emin olmak. Evet, hayalimde işte böyle şeyler var. 

Küçükken kitaplara değil de ne bileyim matadorlara, sirk cambazlarına falan ilgi duymuş olsaydım kimbilir şimdi hayallerimde neler olacaktı.. Küçüklük önemli. Hahah.

5 yorum:

safransarı dedi ki...

tanışırsın elbet gerçekk bir yazarla :)

juliet dedi ki...

"Gerçek" kısmı zor

Söz Sanatı dedi ki...

"Gerçek" kısmı zor

Bingo.

juliet dedi ki...

Maaaaaalesefffff....

safransarı dedi ki...

gerçeklik bakış açısına bağlı tabi :)